LinkedIn, bir e-ticaret markası için tüketiciye satış kanalı değildir. Toptan alıcıya, pazaryeri ve platform tarafındaki karar vericilere, potansiyel iş ortaklarına ve işe alacağınız kişilere ulaştığınız yerdir. Bu ayrımı yapmayan hesaplar, tüketiciye yazılmış kampanya metinlerini profesyonel bir akışa koyar ve karşılık alamaz. Bu yazı LinkedIn’i o dört kitleye göre ele alıyor.
1. LinkedIn’in bir e-ticaret markası için yaptığı dört iş
Bunlar farklı içerik ve farklı başarı ölçüsü ister. Aynı sayfada yapılabilirler, ama aynı metrikle ölçülemezler.
- Toptan ve kurumsal satış: ürününüzü yeniden satacak ya da toplu alacak taraf. Bu kitle fiyat listesi ve teslim koşulu arar, marka hikâyesi değil.
- İş ortaklığı: lojistik, ödeme, pazaryeri ve teknoloji tarafındaki muhataplar. Burada aranan şey güvenilirliğin görünür olmasıdır.
- İşe alım: özellikle büyüme dönemindeki bir markanın en somut LinkedIn getirisi budur ve genelde hiç planlanmaz.
- Sektörde bilinirlik: yatırımcı, basın ve etkinlik davetlerinin geldiği yer. Ölçmesi en zor, ama diğer üçünü de kolaylaştıran iş.

2. Şirket sayfası mı, kişisel profil mi?
İkisi de gerekli ama işleri farklıdır, ve karıştırıldığında ikisi de zayıflar.
- Şirket sayfası bir referanstır. Sizi araştıran kişi buraya bakar. Güncel olması, ne yaptığınızın net yazması ve ekibin görünmesi yeterlidir. Buradan geniş erişim beklemek gerçekçi değildir.
- Kişisel profil bir sestir. İnsanlar kurumları değil kişileri takip eder, ve bir kurucunun ya da ekipten birinin yazdığı içerik sistematik olarak daha fazla dağıtılır.
- İkisini birbirine bağlayın. Kişisel profilden gelen ilgi, şirket sayfasında somut bir karşılık bulmalı. Boş bir şirket sayfası, iyi bir gönderinin getirdiği güveni geri alır.
3. Ne yazılacağını işiniz söyler
LinkedIn’de en çok karşılık bulan içerik, sektör tavsiyesi değil kendi işinizden çıkan somut deneyimdir. Dört kaynak zaten elinizde.
- Çözdüğünüz bir operasyon problemi. İade oranını düşüren bir değişiklik, kargo sürecinde bulunan bir darboğaz. Sayı vermeseniz bile yöntem değerlidir.
- Yanlış çıkan bir karar. Bu formatın karşılık bulmasının sebebi nadir olması. Herkes başarı yazıyor.
- Kendi verinizden bir gözlem. Kategori bazında sezon davranışı, satın alma sıklığı, iade sebepleri. Sektörünüzde kimsenin sizin kadar iyi bilmediği şeydir.
- Bir aracı nasıl kullandığınız. Kurulum kararları ve tercih ettiğiniz yapı, aynı işi yapan herkes için doğrudan faydalıdır.
Sonuç iddiası paylaşırken dikkatli olun: dayanağını gösteremeyeceğiniz bir yüzde, bu kitlede güven kazandırmaz, kaybettirir. Yöntemi anlatmak neredeyse her zaman daha ikna edicidir.

4. Formatlar ve ilk iki satır
Akışta bir gönderinin ilk iki satırı görünür, gerisi katlanır. Yani gönderinin kaderi orada belirlenir.
- İlk satırda sonucu ya da iddiayı söyleyin. “Bir şey paylaşmak istiyorum” cümlesiyle başlayan gönderi, açılmadan geçilir.
- Bağlantıyı gönderinin içine değil yorumuna koyun ya da en azından metnin sonuna. Dış bağlantı taşıyan gönderiler daha az dağıtılır.
- Belge formatı iyi çalışır, çünkü akışın içinde kaydırılır ve platformdan çıkmayı gerektirmez.
- Kısa paragraflar kullanın. Mobilde okunan bir metinde beş satırlık blok, kaydırılan bir bloktur.
5. Ritim: haftada iki, süresiz
LinkedIn’de sonuç, tek bir viral gönderiden değil süreklilikten gelir. Bir gönderi sizi tanıtır, otuz gönderi sizi hatırlatır.
- Sürdürebileceğiniz sıklığı seçin. Haftada iki, üç ay boyunca, her gün bir ay yazıp bırakmaktan çok daha iyi çalışır.
- Konuları önceden biriktirin. Yazma anında konu aramak, en çok vazgeçilen aşamadır.
- Yorumlara ayrılan zamanı planlayın. Kendi gönderinizin yorumlarına verdiğiniz cevaplar, yeni bir gönderi kadar erişim getirir.
6. Bağlantı kurmak ve mesajlaşma
LinkedIn’in en çok kötüye kullanılan tarafı burasıdır, ve doğru kullanıldığında en çok karşılık veren tarafı da.
- İlk mesajda satmayın. Bağlantı kabul edilir edilmez gelen tanıtım metni, hesabınızı kapatılan bir pencere haline getirir.
- Bağlantıyı içerikle kurun. Yazdıklarınızı okuyan biri, soğuk mesaj alan birinden çok daha kolay cevap verir.
- Bir sebeple yazın. Ortak müşteri, aynı sektör problemi ya da onun paylaştığı somut bir şey. Şablon mesaj şablon cevap alır.
7. Ölçüm: takipçi sayısı değilse ne?
- Profil görüntülenmesi ve sayfa ziyareti. İçeriğin insanları sizi araştırmaya ittiğini gösterir, ve satın alma öncesi davranışın LinkedIn’deki karşılığıdır.
- Gelen mesajların niteliği. Sayıdan çok kim yazıyor önemlidir. Doğru unvanlardan gelen üç mesaj, otuz genel mesajdan değerlidir.
- Marka aramanızdaki hareket. LinkedIn’in bilinirlik işini yapıp yapmadığını gösteren en dolaysız sayı, ve arama konsolundan okunur.
- Sitenize gelen yönlendirme trafiği, ve o trafiğin hangi sayfaya indiği. Toptan sayfasına inen ziyaretçi, bloga inenden farklı bir sinyaldir.
8. En sık yapılan dört hata
- Tüketiciye yazılmış kampanya metnini buraya koymak. Kitle farklı, dolayısıyla metin de farklı olmalı.
- Sadece şirket sayfasından yayın yapmak. Dağıtım kişisel profillerdedir.
- Dayanaksız sonuç iddiası paylaşmak. Bu kitle rakamı sorgular, ve sorgulanan bir rakam güveni geri götürür.
- Üç hafta yazıp bırakmak. LinkedIn’de en yaygın başarısızlık biçimi budur, ve içerik kalitesiyle hiç ilgisi yoktur.
Dördüncü madde diğer üçünden daha sık görülür ve tek başına en büyük kayıptır. Üç hafta boyunca yazılmış iyi içerik, dördüncü haftada bırakıldığında hiçbir birikim üretmez, çünkü LinkedIn’de değerin tamamı sürekliliktedir. Bu yüzden içerik kalitesini artırmak yerine sıklığı düşürüp sürdürülebilir hale getirmek, neredeyse her zaman daha iyi bir karardır.
Bu dördünün ortak yanı, hepsinin ölçülebilir olması. LinkedIn’in “ölçülemez” sayılmasının sebebi, genelde yanlış şeyin ölçülmeye çalışılmasıdır: gönderi başına dönüşüm aramak, kanalın hiç yapmadığı bir işi ölçmeye çalışmaktır.
Sık sorulan sorular
LinkedIn reklamı vermeli miyim?
Tıklama maliyeti diğer kanalların belirgin şekilde üstündedir, dolayısıyla ancak müşteri değeri yüksekse mantıklıdır. Toptan satış ya da kurumsal anlaşma peşindeyseniz karşılığını verebilir. Tüketici ürünü satmak için genelde yanlış kanaldır.
Kurucu yazmak istemiyorsa ne yapmalı?
Ekipten yazmayı isteyen biri de aynı işi görür. Belirleyici olan unvan değil, içeriğin gerçek bir işten çıkıyor olmasıdır. Operasyon ya da müşteri hizmetleri tarafından biri, çoğu zaman daha somut malzemeye sahiptir.
Ne kadar sürede sonuç alınır?
İlk somut karşılıklar genelde birkaç ay sürer, çünkü etkinin çoğu birikimlidir. Bu yüzden LinkedIn’i kampanya olarak değil, sürekli bir çalışma olarak planlamak gerekir. Bunu içerik ve veri tarafıyla birlikte kurgulayacak birine ihtiyacınız varsa danışmanlık tarafımıza bakın, ürün tarafını merak ediyorsanız buradan başlayın ya da bize yazın.

